Şiirler
GELİR MİSİN?
Yüklenmiş bulut
El değmemiş dudaklar
Al kızıl
Gül kızıl...
Bir heykel zarafeti
Bir sevgi tufanı
Ve sen
Uzağımdaki yakınlık...
Cüneyt GÜNDOĞDU
ARTA KALAN
Sus pussun
Ter içindesin
Gözlerin de bir hayli kötü bakıyor...
Bir şeyler diyecek gibi bir hâlin var
Gayrılık mı desem
Ayrılık mı?
Gözpınarlarında
Sudan mühürler
Suyu akmış
Mührü kalmış...
Bozuk düzende şatafat
Göstermelik letafet
Geçmişime ihanet…
Ağzı...
MAĞRUR
Bir zulüm o bakışlar
Bir kahır
Bir vurgun...
Simsiyah bir esrar şimdi zaman
Zaman, durgun...
Kanadı kırılmış saatin
Akrep yelkovana düşman
Biteviye yitiyor tarih
Yaprak, yaprak
Bin pişman...
İki kaşın arası paramparça şimdi
Göklerden alaz...
KENDİ KARARIMIZ
Bir yol ayrımında
Geceyle gündüzün kıyaslanması sanki kafamın karışıklığı...
Oysa ne var ki
Bazen gecenin
Bazen de gündüzün uzun olmasında?
İyiyi düşünürüm kimi saatlerde
Bir de kötüyü
Ama en çok
İyiye neden...
ZAHİRİ GÖRÜNTÜ
Ne kadar büyük kahkahalar atıyorsun
Ve ne kadar tedirgin bakıyor gözlerin.
Aynaya bak hemen
Ellerin terli
Namusundan akmamış o hararet.
Büyük gülüyorsun ama,
Ellerini koyacak yer bulamıyorsun sen.
Yol boyu kaçışları,...
Mensur Şiirler
EBRULİ
Ne öncesi ne sonrası. Bugünündür bu acı. Kahredici fırtına yığılır bulutlara. Ve tütün sarısı düşler dökülür cemrelere. Sükûnet galeyana, iyiler kötüye, yüzler beriye döner....
LAL
Gitme! Burada kal... Hemen yanımda, yanı başımda...
Gitme! Gitme işte. Neden diye sorma. Evet, haklısın belki gitmekte. Ama, gitme işte! Sorma hiçbir şey. Sadece, gitme...
BİR KUMRAL BAŞAK
Demek gidiyorsun! Birbiriyle hiç konuşmamış iki kişi gibi, akıp gidiyorsun yanımdan. Bir yabancının, bir yabancıya bakışı kadar korkusuz kıpırdıyor gözbebeklerin. Çehremde can çekişen bir...
CAN ERİKLERİ
Bab-ı esrar…Çözülemeyen düğüm…Anlaşılamayan sözler ve anlaşılan gözler…
Gün, Kasım’a durmuştu. O mevsimdeydi ilk sitemli bakışın…Ben gidiyordum, sen bakıyordun.Yine de yanımda duran bedenin aynı mevsimde yaslanmıştı...
UMUT HİÇ BİTMESİN
Perdelerini kapattım dün gece evimin. Issız ışık, yalınayaktı. Duvara çarpıp geldiği yere dönen kehanet ne biliyordu artık, bilinmez. Oysa ne çok şey vadetmişti gelirken...





















